Manifesto  Kadın ol!  Yüksek sesle konuşma. Çok fazla da konuşma.  Yayılma. Öyle oturma. Öyle sakın durma.  Korkutucu olma. Naif ol.  Niye bu kadar zavallısın?  Namuslu ol.  Patronluk taslama.  Fazla iddialı olma. Fazla tepkisel de olma.  Çok duygusal olma. Ağlama. Bağırma. Küfretme.  Pasif ol.  İtaatkar ol.  Acıya katlan.  Memnun et. Şikayet etme.  Alıştırarak söyle.  Egosunu şişir.  Sana aşık olmasını sağla.  Erkekler elde edemediklerini isterler.  Kendini hemen verme. Biraz uğraştır.  Erkekler peşinden koşmayı sever.  Kıyafetlerini katla.  Yemeğini yap.  Mutlu et.  Bu kadının görevidir.  Bir gün çok iyi bir eş olacaksın.  Onun soyadını al. Kendi soyadını da mı kullanıyorsun? Kaçık feminist.  Ona çocuk yap. Çocuk istemiyor musun? Bir gün istersin. Fikrin değişir.  Hanımefendi ol dediler.  Tecavüze uğrama. Kendini koru.  Çok fazla içme.  Yalnız yürüme. Geç saatte dışarı çıkma.  Öyle giyinme. Fazla gösterme.  Sarhoş olma. İçkini ortalıkta bırakma.  Bir arkadaşınla çık.  Aydınlık yollarda yürü. Güvenli semtlerde takıl. Gittiğin yeri birine haber ver.  Biber gazı taşı. Tecavüz düdüğü al. Anahtarlarını silah gibi tut. Öz savunma dersi al.  Araba bagajını kontrol et. Kapılarını kilitle.  Dışarı yalnız çıkma.  Göz göze gelme. Göz kırpma.  Kolay görünme.  Dikkat çekme.  Geç saate kadar çalışma.  Belaltı fıkralar anlatma.  Yabancılara gülümseme.  Gece dışarı çıkma.  Kimseye güvenme. Evet deme. Hayır deme.  Sadece “hanımefendi ol“ dediler. ✨  https://www.oxxo.com.tr/blog/modanin-guclu-kadinlari

KADIN OL!

 

Üzerine birçok kitap yazıldı; anlaşılması çok kolay olan biz kadınlar için. Toplumda, bulundurulduğumuz yerde, ikinci sınıf olması nedeniyle, birçok acılar yaşıyoruz hayatta.

  Bir eşya gibi görülen, her türlü özgürlüğü sınırlandırılan ve git gide hayattan daha da soyutlaştırılmaya çalışılan biz kadınlar; başka bir pencereden bakıldığında, aslında birçok rengi bir arada sunabilecek canlılık’tayız…

  Bir küçük maviden sonsuz bir gökyüzü çizebiliriz örneğin. Ya da bir yeşilden kocaman bir orman yaratabiliriz. Toplumsal baskı ile sindirilen olmasak; yürekten istediğimizde, her şeyi başarabilecek güçteyiz.

 

.

 

   Bu zamana kadar birçok darbe aldı kadınlar. Dayak yediler, tecavüze uğradılar, sömürüldüler ve hatta öldürüldüler. Toplumdan dışlanma korkusu ile çoğu zaman yaşadıklarını itiraf bile edemediler.

  Değer bilmez ellerde, hoyratça hırpalananlar oldu içlerinde. Küçük bir busenin daha çok yakışacağı pembe yanaklarında, tokat izi vardı bazılarının. Fiziksel acıdan çok, yürektendi acıları. Ağlamaları, sistemin beyinlerine kazıdığı ‘suçluluk’ duygusundandı.

  Dünyaya yanlış türde geldiğini düşünerek, kadere lanet etti bazıları. Oysa kötü kaderleri yaratıcıdan değil, kadını değersiz gören sığ insanlardandı.  Erkek olsa; yolda yürürken, kirli gözleri üstünde hissetmeyecek, kirli ağızlardan dökülen cümleleri duymak zorunda kalmayacaktı. Öyle sınırsız bakışları vardı ki o gözlerin; bazı kadınlar o an, orada canını sonsuzluğa teslim etmekten korkmazdı.

 

Modagon Moda ayakkabı 

 

   Bakışlardan daha da ileri gidenler oldu cesurca. Bir dokunuşta hazzın doruğuna ulaşacağını düşünen eller, sallandı kadının kalçalarına hoyratça. Bir başkasının bedenine, izinsiz müdahale etme hakkını gördü sığ erkek kendinde. O güçlüydü, soyu farklıydı ve kendini temizleyebilirdi birçok anlamsız nedende. Kadın da; onu suçlayan erkek gibi kendini suçlamayı seçti. O saatte, orada olmamalıydı. Kadın, istediği an dışarı çıkamazdı, çıkmaması gerekirdi…

  Tecavüze uğrayan bir çocuk, ‘kendi isteği ile ilişkiye girdi’ damgası yedi bu ülkede. Henüz kendi vücudunu keşfedememiş bir bedene, ‘sen de istedin’ dendi utanç duymadan. Hem çocukluğu alındı kızın elinden, hem de hayalleri. Sönen umutlarının küllerini kimse görmedi. Sustu çocuk… Diğer tüm hemcinsleri gibi sustu ve kabuğuna çekildi. Haykırmış olsa tüm gücüyle, sesini hangi yozlaşmamış yürek fark ederdi? Algılarını başkalarına teslim etmiş ruhlar, küçük bir kızın acısını hangi dilde duyabilirdi? Onda açılan bu yara, gelecekte herkesi etkileyecekti. Ancak, hiç kimse, o kızın topluma kattığı yarayı göremedi…

moda ayakkabi modagon

 

  Kadına, ‘tecavüze uğrasan da, doğuracaksın bebeğini’ dendi dalga geçercesine. Söylendi ki; ‘sen bakmasan da biz bakarız senin bebeğine’. Rahatlamalı mıydı bilemedi kadın. Oysa yalnızca doğurmak mıydı zor olan ya da bakmak mıydı doğurduktan sonraki süreçte? Kadın, bedenine zorla zerk edilen canlıya alışabilecek miydi? Genlerine şifrelenen anne şefkati, onu kabullenmesine yetecek miydi?  Ve ona her baktığında, geçmişi hatırlamadan yaşayabilecek miydi? Kimse sormadı bunları kadına. Çünkü ne hissettiğini önemsemedi. Sonuçta bu konuları, kadından çok; onlar bilirdi!

  Kırmızı ruj, tahrik edici bir unsur sayıldı kadın dudağında. Yasak getirildi hemen kırmızıya. Kırmızı, davetkar bir renkti kör beyinler için. Algısı kayık bir zihinde, bambaşka anlamlara bürünebilirdi. Peki; burada suçlu kimdi? Kırmızı ruj süren kadın mı, yoksa bir renkten tahrik olan garip beyin mi? Alışılmış bir şekilde, kadın suçlandı yine farksızca. Oysa bir rengi tahrik unsuru olarak görenler düşünmediler; nasıl dururdu kırmızı ruj, bir eşeğin dudağında!

 

 

moda-ayakkabi-modagon

 

 

 

 Kadın zeki yaratılmıştı aslında. Korkulan bir tarafı da vardı üstelik güdüsel anlamda. Aklına koyduğu bir şeyi gerçekleştirmek kolaydı kadın için. Destek verilse, dünyayı değiştirebilirdi çok kısa zamanda. Kadın, baskılandı kendini güçlü gören erkek tarafından. Çünkü erkek, korktu toplumdaki konumunun sallanmasından. Ve kadın dokunuşunu katmaya çalıştığı her noktada, barikatlar buldu karşısında…

  Bıkmadan, korkmadan ilerlemeyi seçmeli şimdi kadın. Kirli zihinlere, tüm asaletini şifreleyene kadar savaşmalı bu yolda. Her yaralı kadında görmeli kendi kadınlığını ve bir bütün olmalı diğer tüm kadınlarla. Bir başkasının komutlarıyla yaşamaktansa, özgürlüğüne kanat açmalı kadın. Yıllarca bastırılmış tüm kadınlar için haykırmalı gerçekliğini. Elinden alınmak istenilenleri, sımsıkı kavramalı ve bırakmamalı asla. Kadın olduğu için, her suçun sebebi görmemeli kendini. Ortak yaşamanın değerini anlatmalı her fırsatta.

 

modagon-moda-ayakkabi

 

   

Kendi gücünü keşfetmeli ve karşısında duran hasta ruhlara, şifasını zerk etmeli kadın. 

Genlerine şifrelenen iyileştirici yönünü bilmeli kadın.

 

 

 
 
 
 
 
 
Çerez Kullanımı

Sizlere daha iyi bir alışveriş deneyimi sunabilmek için kişisel veri politikamız doğrultusunda çerezler kullanıyoruz. Daha Fazla Bilgi